11 Eylül 2012 Salı
Ankara' da Sonbahar ...
Artık Eylül' ün 2. haftasındayız. Bu da demek oluyor ki Ankara artık soğuk günlere adımını attı. Yazlık kıyafetlerimiz arkaya kışlık ve sonbaharlık kıyafetlerimiz ise öne alındı.
Ankara' da sonbahar demek günlerin kısalıp, akşamı, geceyi daha uzun yaşamak, gündüzleri kısa yaşamak, eğlenceleri kısaltmak, rüzgarda üşümek, yağmurun altında ıslanıp şarkı söylemek, yollarda hızlı hızlı yürümek demek. Aşkların en güzel en tatlı yaşandığı mevsimdir bence sonbahar. Mevsimlerin en hoşudur. İlkbaharda öyle. Hem sıcak hem ılık hem de soğuk geçer ikiside. Yani 4 mevsimi bir arada yaşatırlar. İnsanlar evlerinde yağmuru izler, hayallere dalarlar. Ben öyleyim mesela. Koltuğa uzanıp battaniyemi üzerime alıp çayımı yudumlayarak yağmuru izlemeyi, hayallere dalmayı çok severim..
Bu mevsimde yapılacak en güzel şeylerden birisi de yatıp uyumak. Hele ki hava kapalı ve yağmurlu ise... Ohhh vallahi yatıp, uyuyup kafa dinleyeceksin. :) Ya yağmurun o büyüsüne kapılacaksın ya da vurup kafayı yatacaksın. Her ikisi de birbirinden güzel :)
Sene 2012 Eylül... Ankara' da Sonbahar manzaraları Eylül' ün sonlarına doğru çıkmaya başlayacak.. Yağmur, gök gürültüsü ve şehvet ! ..
...Sonbaharın tadına bakın...
10 Eylül 2012 Pazartesi
... Prensesin Uykusu ...
'' Kader değiştirilemez, değiştirilirse kader olmaz diyenler var. Olmasın varsın. Hiçbir şeyin değiştirilmeyeceği bir dünyada yaşamak ne umutsuzca olurdu öyle değil mi? Başına gelmiş kötü bir olay, öyle bir gün gelir ki olması gerektiği için olmuş ve daha iyi bir şeye neden yaratmıştır... Bilemezsin... ''
Prensesin Uykusu.. Bir çoğunun aksine, uyanınca okunacak bir masalı anlatan, tatlı, sempatik bir Çağan Itmak filmi. Tavsiye ederim :)
Terazi Terazi Olalı Böyle Dengesizlik Görülmedi.
Hani şu bayram öncesi çalıştığım yerdeki oğlan vardı ya tam bir mal çıktı. Allahım bir tripler bir haraketler falan ağzına çakasım geliyordu vallahi. Hayır yani ben onun neyi isem bir havalara falan girdi mal bebe. Ben de gelemem böyle şeylere konuşmamaya ters davranmaya falan başladım. Yok neymiş efendim benim için iznini Pazar gününe almış yok beni özlemiş falan bana ne ki bundan yeaaa. Hayır yani neyinim lan ben senin böyle bir özgüvene sahipsin sen ? Pazar günü görüşmedik diye de bir tripler bir tripler nasıl ama. Ulan hem erkeksin hem trip atıyorsun. Ulan ben o tribi çekecek insan mıyım lan he ? Erkeğin tribi mi ? Aman benden uzak olsun canım lütfen. Lan gerizekalı Pazar günü buluşalım mı dedim de ben sana sen Pazar gününe alıyorsun iznini. Böyle de mal böyle de boş.
Neyse o günden sonra zaten öyle doğru düzgün konuşmadık. Ne işim olur benim böyle birisiyle yeaa. Tamam gözleri falan güzel ama her şey gözler de bitseydi ohooo. Terazi işte. Ne yapsa yeridir.
Terazi mi ? Aman Allah !
Neyse o günden sonra zaten öyle doğru düzgün konuşmadık. Ne işim olur benim böyle birisiyle yeaa. Tamam gözleri falan güzel ama her şey gözler de bitseydi ohooo. Terazi işte. Ne yapsa yeridir.
Terazi mi ? Aman Allah !
2 Eylül 2012 Pazar
Bir Vosvos Aşığı Olarak Yapılır Mı Bu Bana ?
Allahım ! Şunun güzelliğine bir baksanızaaaa ! Vosvos Hemde pembe ! Ölebilirim. Bana doğum günümde böyle bir pasta yaptıranın 40 yıl kölesi olmam ama onu bağırıma basarım çok severim yeaaa. Bunu yiyemem ki ben. Şeffaf bir kutu içine koyar saklarım ben onu odamda falan. Of off severim seni ben :(
Dipnot: Böyle bir pasta yaptırırsanız lolişim falan yazdırmayın lan sakın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


