Bundan 2 sene önce ders aldığım tiyatro kursunda üstad Anton Çehov'un yazmış olduğu Oyunculuk Sınavı oyunundaki Nina'yı canlandırmıştım. Benim için o kadar onur verici bir şeydi ki çok mutlu olmuştum. Sanki kendimi canlandırmıştım :)
Maşa söze şöyle başlar: Şu müziğe kulak verin. Bakın, bizi terkediyorlar.Bir tanesi büsbütün aramızdan ayrıldı. Hayatımıza yeniden başlamak için yalnız bırakıldık. Ama, yaşamak gerek, yaşamak gerek !
İrina şöyle der: Bir gün gelecek herkes bütün bunların nedenini bilecek. Böylesine acı çekmek neden?! Bir gün gelecek bütün sırlar birer birer çözülecek. Ama şimdi yaşamalıyız, çalışmalıyız. Bizi çalışmak kurtarır ancak. Yarın yapayalnız okula gidip ders vereceğim. Bana ihtiyacı olanlara adayacağım yaşamımı. Ve şimdi sonbahar, Az sonra kış bastırıp her yeri karla örtecek. Ve ben çalışacağım, çalışacağım, çalışacağım !
Olga der ki : Bando mızıka ne kadar canlı, ne kadar yiğitçe çalıyor. Yaşama isteği uayndırıyor kişide. Tanrım! Zaman geçecek. Bizler büsbütün silinip gideceğiz. Bizi unutacaklar, yüzlerimiz unutulacak... Seslerimiz, kaç kişi olduğumuz. Ama çektiğimiz acılar bizden sonra gelenler için neşeye çevrilecek. Mutluluk ve barış gelecek şu yeryüzüne. O zaman şimdi yaşayanları sevgiyle, hayırla anacaklar. Sevgili kız kardeşlerim biraz daha sabretsek biraz daha zaman geçse bileceğiz gibi geliyor bana. Neden yaşıyoruz ? Neden acı çekiyoruz ? Keşke bilseydik.. Keşke bilebilseydik ..
PERDE
İşte hayatımı anlatan o 3 Kız Kardeş :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder